Koronavirüs pandemisi sırasında temizlik kaygılarının bir sonucu olarak Türkiye’de tek kullanımlık plastik tüketimi hızla arttı. Çevre savunucuları bu artışın gelecekte yaratacağı ekolojik etkileri yüzünden endişeli.

Yavuz Eroğlu

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’na (PAGEV) göre mart ayının son iki haftasında tek kullanımlık plastik tüketimi yüzde yirmi beş oranında arttı. Bu tüketimin çoğu eldiven ve maskeden oluşsa da PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nun Inside Turkey’e anlattığına göre sağlık çalışanları ve risk grubundakiler başta olmak üzere birçok insan virüs bulaşma riskini almamak için evlerinde de kullan at plastik mutfak eşyalarını kullanıma soktu.

Türkiye’deki e-ticaret platformları bu ürünlerin popüler olduğunu vurguluyor. Ülkenin en çok ziyaret edilen çevrim içi marketlerinden Hepsiburada, Gittigidiyor ve n11’de tek kullanımlık eldivenler, maskeler, koruyucu kıyafetler ve sofra bezleri çok satanlar arasında. Plastik bıçaklar, çatallar, kaşıklar, bardaklar ve tabaklar da bir o kadar popüler. Bu talebi, şu anda halka kapalı olmasına rağmen paket ve evlere servis sistemine geçen restoran, bar ve kafeler de yaratıyor.

Hükümetin koruyucu önlem olarak tek kullanımlık plastiği önermesi de plastiğe dönüşümde etkili oldu. Ticaret Bakanlığı yeni bir kanunla sebze, meyve ve ekmek satışında insan temasının önüne geçmek için plastik poşetlemeyi zorunlu hâle getirdi.

Eş zamanlı olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı fabrika yemekhanelerinde yemeklerin kullan at plastik kaplarda servis edilmesini öneren bir kılavuz çıkardı. Üretim odaklı bazı meslek liselerinden devlet dairelerinde kullanılmak üzere plastik çatal bıçak seti hazırlamaları istendi. Milli Eğitim Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mahmut Özer virüsün bulaşmasını azaltmak için bunun gerekli olduğunu belirtti.

Koronavirüs vakası görülmeden önce de Türkiye’nin yıllık plastik tüketimi nispeten yüksekti. Our World in Data’ya göre Türkiye dünyada en çok plastik tüketen ülkeler sıralamasında dokuzuncu. Türkiye İstatistik Kurumu verileri 2019 yılında ülkede 3.1 milyon ton plastik tüketildiğini gösteriyor. Geçtiğimiz üç yılda kişi başına düşen plastik tüketim oranı yüzde on arttı.

Türkiye aynı zamanda büyük bir plastik üreticisi ve ihracatçısı konumunda. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göre 2018 yılında yarısından fazlası plastik şişe olmak üzere toplamda 3 milyon tondan fazla plastik üretildi. PAGEV’in kendi rakamları Türkiye’de üretilen tek kullanımlık plastiğin yaklaşık yüzde kırkının yurt dışına gönderildiğini belirtiyor.

Plastiğin şu anda halk sağlığı için büyük önem arz ettiğine inanan PAGEV Başkanı Eroğlu, “Tam otomatik makinelerde üretilen plastikler kesinlikle hijyeniktir, çünkü insan eli değmesi gerekmez,” dedi.

Zeki Sarıbekir

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, gıda güvenliği için paketlemenin zaruri olduğunu belirterek Eroğlu’na katılıyor.

Fakat ekolojistler gelecekte çevresel hasar yaratacak tek kullanımlık plastik tüketimi yerine el yıkama ve fiziksel mesafe gibi önlemlerin önceliklendirilmesi gerektiğini savunuyor.

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) verileri Akdeniz’deki atıkların yüzde doksan beşinin plastik içerdiğini gösteriyor.

Yakın tarihte yaptığı bir açıklamayla kurum, olağanüstü şartlar altında olduğumuzu kabul etmek kaydıyla kullanıcıların yine de tek kullanımlık plastikleri geri dönüştürmeleri gerektiğini belirtti: “Kişisel temizliğin önemini hatırladığımız bu günlerde doğamızı kirletmekten kaçınmalıyız. Tek kullanımlık temizlik ürünlerinin doğru bir şekilde atılmasını sağlamalıyız.”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın rakamları plastik geri dönüşümünün yalnızca yüzde yirmi olduğunu gösterdiği için bazıları bunun iyi bir çözüm olmadığını düşünüyor. Bakanlığın 8 Nisan’da yayınladığı bir genelgede maske ve eldiven atıklarının evsel-atık çöplerinde toplanması ve düzenli olarak depolama veya yakılmaya gönderilmesi gerektiği belirtildi.

Nihan Temiz Ataş (Fotoğraf: Greenpeace)

Greenpeace Akdeniz Plastik Proje Sorumlusu Nihan Temiz Ataş, “Plastiklerin doğada yok olması yüzlerce yıl alıyor; çoğu plastik ürün ise kaç yıl geçerse geçsin doğada ayrışamıyor,” dedi.

Ataş plastik üreticilerinin insanların korkularından faydalanarak endüstriyi kalkındırma isteğinde olduklarına inanıyor. Koronavirüs’ün plastik de dahil olmak üzere yüzeylerde ne kadar süre hayatta kalabildiği konusunda bilimsel görüşler ayrılmış durumda: Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) çalışmaların bu süreyi birkaç saat ile birkaç gün arasında bir yerde gösterdiğini söylüyor, fakat bu “henüz kesinleşmiş değil”.

Ataş, “Plastik krizi en kritik çevre sorunlarından biri; bu sorunu beslemek yerine ortadan kaldırmalıyız,” dedi.