On yıllar boyunca Osman Akınhay’ın evim dediği yer İstanbul’du.

Yazar ve çevirmen Akınhay, şehrin antikacı mahallesi olan Çukurcuma’daki kitabevi ve yayınevi Agora Kitaplığı’nın sahibiydi. 2016’daki başarısız darbe girişiminin ardından yükselen ve binlerce hükümet eleştirmeninin, akademisyenin, gazetecinin ve entelektüelin tutuklandığı politik dengesizlik döneminde taşınmaya karar verdi. 2017 yılında eşi ve kızıyla birlikte Birleşik Krallık’taki Brighton’a taşındı.

“Çok dengesiz politik zamanlarda yaşamış 59 yaşında birisi olarak, Britanya’da yaşamanın en pozitif yanı kaygıların çoğundan kurtulabilmek. Her şeyi geride bırakıyorsunuz,” diyor ve ekliyor, “Dünyayı keşfetmek, yeni bir dil ile yaşamak iyi yanları, bir de tabii ki birey olarak haklarınızın tanındığını bilmek.”

Osman Akınhay, Eylem Akınhay ve kızları Asyak. (Kaynak: Osman Akınhay’ın kişisel fotoğraf albümü)

Akınhay, son yıllarda yeni iş fırsatları araştıran ve ülkesindeki artan otoriter rejimden kaçarak Britanya’yı evi hâline getiren binlerce Türk göçmenden yalnızca birisi. AB ile yapılan ve Ankara Anlaşması olarak bilinen anlaşma, onların Birleşik Krallık’ta iş vizesi almalarını kolaylaştırdı.

Fakat Birleşik Krallık’ın Avrupa bloğundan ayrılması anlamına gelen Brexit onların hayatlarını yeni bir kargaşaya sürükleyebilir.

Anlaşma AB üye ülkeleri ile başka bir ülke arasında yapılan Avrupa Birliği İş Birliği Anlaşması olduğundan, Brexit’ten gerçekleştikten sonra Londra üzerinde bir bağlayıcılığı kalmayacak.

Bu durum hâlihazırda bu anlaşma şartları altında Birleşik Krallık’ta yaşayan ve programa yakın zamanda başvuran Türklerin durumlarıyla ilgili soru işaretleri yaratıyor.

Anlaşmanın şartları Türkiye vatandaşlarının Birleşik Krallık’ta uzmanlıkları ile alakalı bir şirket kurmalarına ve kalıcı vatandaşlık için başvuru yapmalarına izin veriyor. Çalışma izni almaya uygun aile bireyleri ve eşleri de aynı vizeden yararlanabiliyor.

Ankara Anlaşması ile Birleşik Krallık’a gelen Türkiyeli gazeteci A., “Buraya yasal olarak gelmiş, çoğu entelektüel binlerce girişimciden bahsediyoruz. Eğer bu insanlar farklı ülkelerde iş kurmayı denemeye başlarlarsa, bu Birleşik Krallık için kayıp olur,” diyor.

Geçtiğimiz üç yıl içerisinde Türkiye göçmen yollayan bir ülkeye dönüştü. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre yalnızca 2017 yılında 253.640 kişi Türkiye’den göç etti. Gittikleri ülkelerin başında ise Birleşik Krallık geliyor.

Londra merkezli hukuk şirketi MAK Solicitors and Notary Public’te danışman olarak çalışan Çiğdem Ülger’e göre son birkaç yılda Ankara Anlaşması’ndan faydalanmak isteyen Türklerin sayısı ciddi bir biçimde yükseldi; 2015’te 3.320 olan sayı 2018’de 7.607’ye ulaştı. Bu göçmenlerin çoğunluğu her geçen yıl daha fazla sayıda beyaz yakalı profesyonellerden oluşuyor.

“2008’de başvurular genellikle şef, kuaför, boyacılık, temizlik veya ayakkabı boyacılığı şirketleri kurmak üzerine geliyordu. Şimdiyse başvurular gazetecilik, oyunculuk, avukatlık ya da mimarlık gibi alanlara kaydı.”

Uzmanlar bu artışın sebebinin 2016’daki başarısız darbe girişiminin ardından ifade özgürlüğüne yönelik gerçekleşen saldırılar olabileceğini söylüyor.

Tamer Ulay (Kaynak: Tamer Ulay’ın kişisel fotoğraf albümü)

Londra merkezli hukuk firması Garth Coates’de göçmen hukuku uzmanı olarak çalışan Tamer Ulay, Türkiye’nin beyin göçü nedeniyle kan kaybettiğini söylüyor ve programa başvuranların çoğunun başvurularını Brexit yüzünden Birleşik Krallık’ın göçmen tedbirleri altüst olmadan önce şanslarını denemek için ilettiklerini belirtiyor: “2016’daki darbe girişiminden önce Ankara Anlaşması başvurularıyla ilgilenen ekip Türkiye’den günde üç beş başvuru alırdı. Şimdi ise bu rakam yirmi yirmi beşe çıktı.”

Köklü bir haber kuruluşunda çalışan gazeteci A., anlaşmanın iptalinin özellikle yeni bir iş kuracak kaynakları olmayan daha fakir Türkleri etkileyeceğini söylüyor. İptalin aynı zamanda BK hükümeti için de ters tepebileceğini, diğer göçmenler de AB’ye üye ülkelere gitmek için ülkeyi terk ederlerse eksilecek iş gücünü doldurmakla uğraşmak zorunda kalacağını ifade ediyor.

“Resim şu anda bulanık. Buna karşı mücadele etmek bize kalmış,” diyor.

Britanya’nın AB’den kesin ayrılma tarihi tekrar tekrar ertelendi. Başbakan Boris Johnson sorunu çözmek için aralıkta genel seçim çağrısı yaptı, bu seçimle Britanya parlamentosunun AB ile anlaşmaları reddetmesi yüzünden yıllar süren belirsizliği ve gecikmeleri sona erdirmeyi umuyor.

Her ne kadar hukuk uzmanları anlaşma sürecinde edinilen hakların geri alınamayacağını öngörse de Türkiyeli vatandaşlar durumları hakkında hâlâ endişeliler.

Oylum Yılmaz, Mahir Ünsal Eriş ve oğulları Ethem. (Kaynak: Mahir Ünsal Eriş ve Oylum Yılmaz’ın kişisel fotoğraf albümleri)

Türkiyeli çift Mahir Ünsal Eriş ve Oylum Yılmaz, Birleşik Krallık vizesine Ankara Anlaşması kapsamında başvurduklarını çünkü çocuklarını Türkiye’nin giderek daha İslamileşen ve otoriterleşen ortamında büyütmek istemediklerini anlattı. İkisi de yazar olan çift, medyanın hükümete sadık kişiler tarafından domine edildiğini belirterek, “Çocuğumuzu bu ülkede yetiştirmek istemediğimize karar verdik. Bunun yanı sıra, tüm dergiler, gazeteler, internet siteleri ya kapatıldı ya da hükümet yanlısı aktörler tarafından ele geçirildi. Bu da işimizi yaparak hayatta kalmamızı imkânsız hâle getirdi,” diye açıkladı.