Kapatıldıktan yaklaşık on yıl sonra, Türkiye’nin sanat ve belgesel kanalı TRT 2 ekranlara geri döndü. Ne var ki eleştirmenler, yayın politikasının kanalın bir zamanlar ünlü olduğu Batı tarzı entelektüel programlardan uzak olacağından endişeliler.

Devlete bağlı Türk Radyo Televizyon (TRT) kanallarından biri olan TRT 2, 1986 yılında yayına başladı. Temelde kültür ve sanata odaklanmasının yanı sıra popüler Amerikan ve İngiliz TV dizilerini ve sitcomlarını da yayınladı.

2010 yılında ise TRT 2’nin fazla Batılılaşmış olduğunu ve milli kültürel değerleri savunan içerikten uzak olduğunu savunan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) liderliğindeki muhafazakâr hükümet tarafından kapatıldı.

Yeniden yayına başlayan versiyonda evrim teorisine karşı çıkan muhafazakâr akademisyen Teoman Duralı’nın sunduğu Felsefe Konuşmaları gibi, hükümete yakınlığıyla bilinen kanallardan yapımcı ve sunucular ile iktidar partisini destekleyen ünlülerin bulunduğu programlar yer alıyor.

Evrim teorisine karşı çıkan muhafazakâr akademisyen ve TRT 2 program sunucusu Teoman Durali. (Kaynak: TRT 2)

İstanbul Marmara Üniversitesi’nde iletişim ve medya profesörü olan Göksel Aymaz, TRT 2’nin hükümetin muhafazakâr ajandasıyla çatıştığı için kapatıldığını söyledi.

İstanbul Marmara Üniversitesi’nde iletişim ve medya profesörü olan Göksel Aymaz (Kaynak: Aymaz’ın sosyal medya hesabı)

Aymaz, TRT 2’nin bu yıl şubat ayında aniden yeniden yayına başlamasının aslında hükümetin bir taraftaki ilerici ve laik Türkler ile diğer taraftaki muhafazakâr ve dindar vatandaşlar arasında bir kültür savaşını körüklemek istediğinin bir göstergesi olmasından korkanlardan biri.

Aymaz, yeni TRT 2 yayın politikasının tamamıyla muhafazakâr sanatçılara ve konulara odaklanmasını beklediğini; piyanist Gülsin Onay, yönetmen Nuri Bilge Ceylan ya da önde gelen sanat eleştirmenlerinden Doğan Hızlan ya da Fuat Güner gibi seküler sanat çevresinden tanıdık birkaç simanın TRT 2’de yer almasının güven vermediğini belirtti.

Aymaz “Böylesi bir içerik seçimi hükümetin muhafazakâr olmayan izleyiciyi belli bir ölçüde memnun etme çabası olarak görülmeli çünkü, sanat ve kültür alanında tam bir kontrol sağlayamadı,” dedi.

Gerçekten de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan defalarca muhafazakârların Türkiye’de siyasi iktidarı ele geçirdiklerini fakat kültürel bir hegemonya kurma konusunda başarısız olduklarını dile getirdi.

Şenay Aydemir (Kaynak: Aydemir’in sosyal medya hesabı)

Türkiye’de yayın yapan hükümet yanlısı gazetelerden Daily Sabah’a göre Türkiye’deki kültürel yaşantı muhafazakâr ve milliyetçi figürler, referanslar, değerler ve motivasyonlardan büyük ölçüde yoksun. Bunun yerine Batı kültürüne ait ögeler, kaynaklar, hayat tarzları, sanat ve entelektüel unsurlar Batı etkisinde.

Kanalın yeniden yayına başlamasının muhafazakâr hükümetin gündemini kültürel alana genişletme çabası olduğu fikrine sanat eleştirmeni Şenay Aydemir de katılıyor. Örneğin TRT 2’nin internet sitesinde bir reklam videosu 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişiminin kurbanlarını anmak için hazırlanmış, diğer yandan Osmanlı şarkılarına dayanan bir çocuk programı da mevcut.

Aydemir, “TRT 2’nin kültür ve sanat yayını olarak yeniden yayına başlamasının arkasındaki sebebin halkın bu içeriğe yönelik ihtiyacını karşılamak olmadığını biliyoruz. Hükümetin bunu kültürel hegemonyaya (daha önce başarılı olamadığı şeye) ulaşmak için bir araç olarak kullanacağı çok açık,” dedi.

Emekli spor yazarı Mehmet Özyazanlar TRT 2’nin artık İslami kaligrafi ve dini müzik gibi geleneksel sanatlara dair daha çok programa yer verdiğini söyledi.

“Kamu yayıncıları muhafazakâr hükümetin ağır etkisi aldında. Her ne kadar TRT 2 diğerlerinden daha bağımsız görünse de alkol, sigara ya da cinsellik içeren sahnelere yönelik sansür fazlasıyla sinir bozucu,” dedi Özyazanlar.

2018 yapımı ödüllü Kore filmi Burning.

2018 yapımı ödüllü Kore filmi Burning’in kısaltılmış versiyonu yayınlandığında, izleyiciler cinsellik içeren sahnelerin kesildiğinden şikâyet ettiler.

Aydemir, insanların gittikçe daha fazla çevrim içi içerik izlediklerini çünkü kolayca erişilebilir, modern ve sansüre konusunda pek hassas olmadığını söyledi, yani TRT 2’nin artık modasının geçtiği söylenebilir.

Bununla birlikte Göksel Aymaz kamu yayınlarının sanat ve kültürü teşvik etmede çok önemli bir role sahip olduğunun altını çizdi.

“Eğlence odaklı özel yayıncılar sanat ve kütür programlarına asla şans vermezler çünkü kârlı değildir. Ama kamu yayıncılarının böylesi programları yayınlama ve daha geniş izleyici kitlesine ulaştırma yükümlülükleri var,” diye ekledi Aymaz.